Dünya pazarının sermayesi altındır. Öte alemin sermayesi ise; aşk ve daim nemli iki göz. Gönlüm bağdır, gözüm bulut. Bulut ağladı mı bağ yeşerir. Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın.
Ey insanoğlu! Bazen ağlıyorsun, gözyaşı döküyorsun, bazen de altın sevdasına kapılıyor, toprak eliyor, altın kırıntıları arıyorsun! Fakat düşünmüyorsun ki, sen, altın madenisin, değerli bir kimyasın!
Üzülme der Mevlana ve devam eder; Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki... kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, Kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz... Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır..!
Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak. Diyor ve ekliyor.
Bakın! Toplumsal bunalımların, kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir. Bunun en doğru tedavi yolu ise SEVGİYİ aramak, yaşamak, uygulamaktır. Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız...
Ben bir balığım, aşk ise daldığım bir derya... Aşktan gözlerim yaşlı olsa da o derya gözyaşımı nerden bilir... Başımı o denizden çıkarayım desem, balığım ya; Nefesim Kesilir.
Nerede su olursa, orada yeşillik olur. Gözyaşı Hakk'ın rahmetine vesiledir. Nemli gözle bostan kuyusu dolabı gibi inle ki, can meydanın yeşersin, orada bahar olsun. Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir...
Rakibinizin gözlerine bakmayın, yoksa zihniniz onun gözlerine doğru çekilecektir. Onun kılıcına bakmayın, yoksa kılıcı ile katledilirsiniz. Rakibinize doğrudan bakmayın, yoksa ruhunuz rahatsız olacak ve şaşıracaktır.
Ben en iyisiyim. bunu gözlerimle görmeden önce de söylüyordum. sakın bana şu işi yapamazsın demeyin. olanaksız olduğunu anlatmayın. en iyisi olmadığımı söylemeyin. ben en iyinin de iyisiyim.
Adamın biri: "Bana nasihat edin. deyince İmam (as): "Kabul eder misin?" diye sordu. O adam: Evet, kabul ederim. dedi. İmam şöyle buyurdu: Sabrı kendine yastık et, fakirlikten çekinme, şehvetleri (lezzetleri) terket, heva ve hevese muhalefet et ve bil ki, Allah'ın gözünden uzaklaşamazsınız. Öyleyse nasıl bir halde olacağına dikkat et.
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine, "Benim gördüğümü sen de görüyor musun?" diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da "Benim gördüğümü sen de görüyor musun?" diye.
Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme, Çünkü birine verebileceğin en büyük acı, Aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir.
Kimse takdir edemez alemde Kendi mahiyetini reyi ile/Münferit vasıta-i rüyet iken Göremez kendini dide bile (Kimse kendi niteliğini kendi görüşüyle algılayamaz. Tek görme organı göz olduğu halde gözün kendini göremediği gibi.
Yağmur yağıyor Olric, ıslanıyor etraf ağlasak kimse anlamaz değil mi ? Anlamaz efendimiz. Anlasa ne olur ? Utanırız efendim..! Sevmeyi göze alan utanırmıymış Olric.!
Sen acıyı biriktirmeyi seversin Olric. Sen biriktirmeyi seversin... Hadi devam et şimdi, Kuru yaprakları... Deniz taşlarını... Gözyaşını... Sorulamamış soruları... Senden kalan sesleri... Yaşanamamış paylaşılmışlıkları... Birlikte harcamak üzere kalbinde biriktirilmiş zamanları ve hüznü... Ve özlemi biriktirmeye.
Senden benden önce de vardı bu gün bu gece Felek dönüp durmadaydı hep bu gördüğünce Usulca bas toptağa, çünkü bastığın yer Bir güzelin gözbebeğiydi beş on yıl önce.
Birini çok sevdiğinizde o sizi çok üzse de onun yanında ağlamak istersiniz. O size korkunç bir şey yapsa da onun kollarında teselli bulmak istersiniz. Birini çok sevdiğinizde size bin kere de yalan söylese, yine de herkesten çok ona inanmak istersiniz. Sakın tek bir kelime daha etme, sakin tek bir yalan daha söyleme. Niye biliyor musun? Çünkü inanırım. Onca şeyden sonra şimdi tek bir cümle et, gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle, gerçek olmadığını bal gibi bilirim ama yine de sana inanırım. O yüzden sakın tek bir kelime etme, sakın....
Oysa herkes öldürür sevdiğini, Kulak verin bu dediklerime Kimi bir bakışıyla yapar bunu, Kimi dalkavukça sözlerle. Korkaklar öpücükle öldürür Yürekliler kılıç darbeleriyle. Kimi gençken öldürür sevdiğini Kimi yaşlıyken. Şehvetli ellerle boğar kimi Kimi altından ellerle. Merhametli kişi bıçak kullanır Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever. Kimi satar Kimide satın alır Kimi göz yaşı döker öldürürken Kimi kılı kıpırdamadan. Çünkü herkes öldürür sevdiğini Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Zen, şöyle der: Hayatın içinde ol, hayatta yanlış bir şey yoktur. Eğer bir şey yanlışsa, o sizin bakış açınızdan dolayıdır. Gözleriniz bulutlu, bilincinizin aynası tozlu. Onu temizleyin, daha fazla berraklık yaratın.
Hayat böyledir işte. Ona hazırlanamazsın, onun için hazır olamazsın. Güzelliği, mucizesi de budur, seni hep hazırlıksız yakalar, hep sürpriz yapar. Gözlerin varsa her anın bir sürpriz olduğunu ve önceden hazırlanmış hiçbir cevabın işe yaramayacağını görürsün.
Kızgınlık, kıskançlık ve nefret ile dolu olduğun zaman; sessizce otur. Kapıları kapat ve sessizce otur. Kızgınlığa izin ver, izin ver gözlerinin önünde çaksın. Nefrete izin ver bir film gibi geçsin. Sen izleyici ol. Şaşıracaksın: O duygu herzaman orada kalamaz, bu kesindir. Er yada geç geçer, sadece birkaç dakika zaman alır ve geçtiği zaman geçmiştir. Kendinden hiçbir iz bırakmayacaktır.
Eğer nazik olamazsan kızamazsın. Yaşamda birşey kesindir. Eğer birşeye izin veriyorsan, başka birşeyede aynı oranda izin vermen gerekir. Sadece bir işi yapamazsın; Ben gözyaşlarımı engelliyorum ama derinden güleceğim Bu imkansızdır.
Kızgınlık, kıskançlık ve nefret ile dolu olduğun zaman; Kapıları kapat ve sessizce otur. Kızgınlığa izin ver, izin ver gözlerinin önünde çaksın. Nefrete izin ver bir film gibi geçsin. Sen izleyici ol. Şaşıracaksın. O duygu herzaman orada kalamaz, bu kesindir. Er yada geç geçer, sadece birkaç dakika zaman alır ve geçtiği zaman geçmiştir. Kendinden hiçbir iz bırakmayacaktır.
Istırabını bırakmaktan, ıstırabını saadete dönüştürmekten seni kim alıkoyabilir? Hiç kimse. Bir hapishanede bile olsan, mahkûm edilmiş, zincirlenmiş, hiç kimse seni mahkûm edemez. Senin ruhun yine de özgür kalır. Elbette son derece sınırlı koşullardasındır. Ama bu sınırlandırılmış durumda bile bir şarkı söyleyebilirsin. Ya çaresizlik gözyaşlarıyla ağlarsın ya da bir şarkı söyleyebilirsin. Ayağındaki zincirlerle bile dans edebilirsin; o zaman zincirlerin sesi bile bir melodiye sahip olacaktır...
Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl ? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor! Bir , ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme : kendi iç sesini dinle , sen nasıl olmak istiyorsun ? Yoksa hayatın harcanır gider . İki , maske kullanma - bedeli ne olursa olsun dürüst kal . Öfkeliysen öfkeli ol. Öfkesini bastıran insanın bedeninde blokajlar oluşur . Öfke iki noktadan , tırnak ve dişlerden boşalt...ılır . Uzun süre öfkesini bastıran insanlar daha çok yer , daha fazla sigara içer , daha fazla konuşurlar ; çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenelerinin çalışması gerekir . Ve öfkeli insanların elleri çirkinleşir , yamuklaşır . Herhangi bir şeyi bastırırsan bedende o duyguya karşılık gelen yer etkilenir . Ağlamak istemiyorsan gözlerin parlaklığını yitirir , çünkü gözyaşı gereklidir . Unutma , içten gelerek gözyaşı dökemezsen , gülemezsin de , çünkü bu diğer uçtur . Gülmek istiyorsan gül ,yüksek sesle gülmenin ters bir tarafı yok . Üçüncüsü , sahici olmaktır ; şimdiki zamana sadık kal , çünkü tüm yalanlar ya geçmişten yada gelecekten içeri sızar . Geçen geçmiştir , üzerinde durma , bunu bir yük gibi taşıma . Gereksiz yere gelecekle uğraşma , yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder ve henüz olmayanlar olmamıştır . Şimdiye sadık kal , işte o zaman sahici olacaksın . Şimdi burada var olmak , sahici olmaktır .