Daha ucuz koltukları olanlar ellerinizi çırpabilir misiniz? Onun dışında herkes, sadece mücevherlerinizi çıngırdırtsanız yeter. 4 Kasım, 1963'te Kraliçe Elizabeth ve Prenses Margaret'in de katıldığı Londra'daki Royal Variety Performance'da. Not: John, kahrolası mücevherler demek istemiştir ancak böyle bir şey yapmaması konusunda Paul McCartney ve grubun menejeri Brian Epstein tarafından ikna edilmiştir.
Toplumun bütün isteklerini karşılayabilecek tek hükümet biçimi, bütün halkın yönetime katıldığı hükümettir; en küçük kamu görevine olsun katılım yararlıdır; her alandaki katılma, toplumun genel gelişme düzeyinin elverdiği ölçüde geniş olmalıdır. Bir tek küçük kentten daha büyük bir toplumda, kamu işlerine herkes kişi olarak katılamayacağı için, bundan mükemmel bir hükümetin ideal türünün temsili hükümet olacağı sonucu çıkmaktadır.
Şayet sağlam bir istekle aynayı biraz daha kaldırırsak dünyadaki ters şeylerin bulanıklaştığını göreceğiz ve ışık göğü kalbimize güzellik ve neşe getirecektir.
Mücadelenin olmadığı yerde liyakat de olmaz. Hayatın denemelerinin fırtınalı sularından geçmezsek, zaferin güçlü tadını almazsak, hiçbir şey vermeden her şeye sahip olmak isteyenlerin kendini beğenmiş bilinçsizliğinden sıyrılamayız
Aşık olduğunuzda dikkatinizi başka bir insana isteyerek yoğunlaştırırız; ama yaşamın gerektirdiği zorunluluklarda dikkatın bir yere saplanması, isteğimizin tersine dışarıdan dayatılan bir zorunluluktur.
İnsanca olana gelince, onlar kendilerini kurmaya çalışırken başkalarını da kurmuşlardır. Kendileri de başarmak isterken başkalarının başarılı olmasına yardım etmişlerdir. Yakından ders çıkartabilirler. Bunlara insancıllığın yöntemleri denebilir.
Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir; istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir.
Artık aramızdaki uzaklıktan şık bir matem giysisi diktirebilirsin kendine !! Bir tek hücreni bile istemiyorum. Televizyonumun çekmediği bir kanal gibisin çünkü. Sen git ,bambaşka hayatların yatak odalarında sıradan insanların tenlerini süsle!!!
Eğer benim olsaydı sana zaman hediye ederdim. Elimde değil. Ancak şimdi sana koca bir boşluk getiriyorum kucağımda. İçinde saf sözcükler ve dağılmış bir ben olan. Zamanlı zamansız. tamamen senin. istediğin gibi doldur. Sevdiğin kadar anla, anladığın kadar sahip ol !
Sağlaması yapılmış bir çarpım gibiyiz sevişmelerden sonra: İkimizden biri sıfır olsa, diğeri ise istediği büyüklükte bir sayı; farketmeyecek sonuç sıfır.
İnsanın istemeden yemek yemesi nasıl sağlığa zararlıysa, hoşlanılmadan yapılan bir öğrenme de belleği mahveder ve bellek algıladığı hiçbirşeyi akılda tutmaz.
Öğrendiklerini bir saat gibi cebinde taşı; ikide bir saati olduğunu göstermek isteyen insanlar gibi ortaya çıkarma; eğer birisi sana saati sorarsa söylersin; ama her saat başında saat kulesi gibi ötme!
Hiçbir çağ yasak değil bize, hepsine ulaşabiliriz, eğer gönül yüceliğimizin gücüyle insana özgü zaafların dar sınırlarının ötesine geçmek istersek çok büyük bir zaman aralığında gezinebiliriz.
Şişenin içinden dışarı çıkmak isteyen ama sürekli cama toslayarak, sersemleyen sineğe: dışarısını görebilirsin bunu anlıyorum, ama asla dışarı çıkamazsın! sen cama toslamaya mahkumsun.
Şunu asla aklından çıkarma, ister üç bin yıl yaşa, ister otuz bin yıl, şu anda sahip olduğundan başka bir yaşamı yitiremezsin ve mevcut yaşamın sona erdikten sonra yeni bir yaşama da sahip olamazsın.
Ben 14 yaşındayken babam ˜çok cahil' bir adamdı. Gözüme görünmesin isterdim. Fakat 21 yaşıma geldiğimde hayrete düştüm; bizim ihtiyar yedi yıl içinde ne çok şey öğrenmişti!
Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse Micheangelo'nun resim yaptığı Beethoven'ın beste yaptığı veya Shakespeare'in şiir yaptığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürülsün ki gökteki ve yerdeki herkes durup Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin.
Yorulacaksan zorlanacaksan şikayatçi olacaksan keşkelere sıgınacaksan söze ama diye başlayacaksan girme AŞK yoluna Aşk yolunda U dönüşü yoktur!.. Aşk Derki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna ama bil ki senin de başını isterim yoluma! Kahir KApris gelecekse senden amenna..! Ama ayagına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma..! Aşk Bilek Gücü Degil Yürek. Yüregin Yetmişki Düşmüşsün Bu Yollara.
Çalınan her kapı hemen açılsaydı, ümidin, sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı... Bir kelebek avcısı bile çalıların yırttığı ayaklarla koşmak zorundaysa, hayatın anlamını eliyle koymuş gibi bulmak kimin harcı?
Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o. Bir bakarsın şanla şerefle aldatır beni. Oysa altın falan istemiş değilim ondan, Şanla şerefe hele çoktan boş vermişim.
En güzel sevgi sözleri için sevgi sözleri sayfamıza davetlisiniz! ~ WWW.LOVE.GEN.TR ~
Bir adamın birçok hüner, fen, bilgi sahibi olduğuna bakma! Verdiği sözde duruyor mu? Vefası var mı? Asıl ona bak! Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefâlıysa onu istediğin kadar öv! Onun iyi vasıflarını bir bir say! O, senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir...
Bir şeyden kaçacaksan yılandan, akrepten, arslandan, kaplandan kaçma da, bedenden kaynağını alan nefsanî isteklerden, heveslerden kaç! Çünkü başımıza gelen bütün belalar, çektiğimiz bütün zahmetler, meşakkatler boş ve olmayacak heveslerden meydana gelir.
Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder hem kendini. Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi, emin olmadığın sevgiye de teslim etme kendini.
Aşk'a yakalanan derman istemez. Aşk aman vermez, bir kere aşk'a yakalanan bir daha onun pençesinden kurtulamaz: Ey aman bilmez aşk; senin elinden el aman, el aman!
Dost istersen ALLAH yeter yar istersen MUHAMMED yeter delil istersen KURAN yeter...... huzur istersen NAMAZ yeter zenginlik istersen KANAAT yeter düşman istersen NEFSİN yeter şeref istersen İSLAM yeter öğüt istersen ÖLÜM yeter..!
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.
Büyük Allah'tan bizler niye terbiye isteriz? Çünkü terbiyesizler, Allah'ın lütfundan mahrumdurlar. Terbiyesiz, yalnız kendine kötülük etmez, bütün utanç ve erdem ufuklarını ateşler.
Nasıl hatırlanmak isterdim? Dünya'ya bir miktar ışık ve kaçış getiren birisi olarak. Ayrıca sessiz çocukların sesi olarak da anılmak isterdim çünkü onları seviyorum. Ben çocuklar için yaşayan birisiyim.
Ben yalnızca dürüst olmak isteyen, insanları mutlu etmeye çalışan biriyim.Tanrı'nın bana ihsan ettiği yeteneğim aracılığıyla onlara biraz olsun 'kaçış duygusu' vermek amacım. Kalbim burada işte. Tüm yapmak istediğim bu.
Doğruluk ortadan kalktımı, yükselme tutkusu bazı yüreklerde yer bulabilir, cimrilik ise bütün yürekleri sarar, istekler konu degiştirir, dün söylenen bugün söylenmez olur, yasalar içinde özgürken, yasalara karşı özgür olmak istenir, her yurttaş sahibinin evinden kaçmış bir köle gibidir. Ahlak ögüdü baskı, kural boyunduruk olur, dikkatin yerini korku alır... Eskiden herkesin malı kamunun hazinesi iken şimdi kamunun hazinesi şunun bunun malı olur. Bu durumda artık cumhuriyet cansız bir bedendir ve artık güçlü olan kendisi degil, birkaç yurttaştır ve herkes kendi çıkarı peşindedir.
Allah-u Teala, insanların, bir şey istediklerinde, birbirlerine ısrar etmelerini sevmez; ama onu kendisi için sever. Kendisinden ber şeyin istenilmesini ve indinde olanın ısrarla talep edilmesini sever.