Allah'ın en büyük lutüflarındandır İnsanın ağlaması Ve insanın en çıkmazdında, en olmazında gelir. Ve Dökülür göz bebeklerimizden elmacıklarıza O narin göz yaşlarımız... Onları kıymetini iyi bilelim Çünki bir gün
Üç Harf yanyana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin, sen dersin, ben dersin. Sen, ben biter, biz dersin. Gün gelir, git dersin. Peki, dur kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin? Git demek kolay; dur diyebilecek kadar
Uçurumun kenarında düne ağlarken, Kaybolmuş yılların ardısıra yanarken, Neydi asıl içimi yakan, Giden günlermi yoksa, O günlerin içinde giden senmi, Aramak ve bulmak, artık bana çok yabancı, Beklemek güzel geleceğini biliyorsan eğer.
Bir idamlık Ali vardı, asıldı; Kaydını düştüler, mühür basıldı. Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı. Ondan kalan, boynu bükük ve sefil; Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Ne merhabalar geçti bu limandan, Ne eyvallahlar çaldı zamandan. Güne başlarken hep günaydınla, Çok sevdik suç sayıldı, Hiç sevmedik kabahat. Sevilmek mi yoksa sevmek mi hata. Yeter artık yoruldum iyi akşamlar, İyi akşamlar hayata.
Sessiz bir mecra şimdi hayat Sen giderken soğuktan soğuk Dondu yüreğim durdu yaşam Savaş sonrası gibi kalbimin içi kan ve revan Büyür git gide inan yokluğun azap Yeryüzünde günahlarımla boyanmış Bir hayat var kalan geriye
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Kadınım dediğin bir yudum su gibi olmalı. Kadınım dediğin Bir güneş gibi kavurmalı. Ne içmeye, ne içmemeye yürek dayanmamalı. Son nefesinde son bir yudum suyun olmalı.
Çok kibirli olursan, her aptala kanarsın Özverili olursan, hergün ayrı yanarsın Alçak gönüllü olmak, yakışır her insana Yüksekten uçup yere, çakılana baksana
Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Yaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek
Savunmak gerçeği, çoğu kez
Yalnızlığını bilerek
"Yaşamak görevdir bu yangın yerinde
Yaşamak, insan kalarak"
Hem yakışıklı, hem zengin, hem kültürlü, hem romantik erkeği hayal eden kadın. İndirimin ilk günü Mango'da yalnız olmayı hayal etmen daha makul. - ömür özdemir
Hayatına fazla gün katmak senin elinde değil. Ama gününe fazla hayat katmak senin elindedir. Hayatından gün çalanlara değil, Gününe hayat katanlara değer vermek gerekir.
Bak Beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak?
Seni sevmediğim gün Seni anmadığım gün Olacak iş değil... ... Işığım ol, alınyazım ol benim Vatanım ol, evim ol Yeter ki bir ömür boyu benim ol Her günüm seninle geçsin...
Borçlarımızdan, ceza ve günahlarımızdan kurtulmak için bu gece dua edelim. Allah affeden ve bağışlayandır, unutmayalım. Eller semaya kalkıp, yürekler bir atınca bu gece, gözler sevinç yaşlarıyla dolacak. Regaib Kandiliniz mübarek olsun.
Eğer yarın uyanmayacak olsaydın ve ola ki bugün dünyadaki son günün olsaydı bu hayatta yaptıkların için gurur duyar mıydın? Çünkü eğer duymuyorsan doğru yolu bulmaya başlasan iyi olur.
Ben seversem dikeni gül nefreti kül ederim, Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz. Ben seversem geceyi gün demiri yün ederim, Büyüktür umutlarım her omuz taşıyamaz.
Hayatınızın her gününü sanki bir dağa tırmanıyormuş gibi yaşayın. Arada bir zirveye göz ucuyla bakın ki hedefiniz daima aklınızda olsun; ama yalnızca zirveye odaklanıp, varılan her yeni noktanın farklı ve güzel manzarasını da kaçırmayın
Yağmur da var Çok sevdiğim rüzgar da Bugün Pazar Daha uyanmadı komşular Damların üzerinde kuşlar Daha rahatlar Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru Yağmur da var
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik.
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat.
Şžahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet.